
Güney Amerika’nın 51 milyon nüfuslu ülkesi Kolombiya’da halk, 200 yıllık tarihlerinin en önemli dönemeçlerinden biri olacak seçimlerde devleti 2026’ya kadar yönetecek (belki de solcu) başkanlarını belirlemek için şu an sandık başında.
39 milyon seçmenli ülkede bu seçimlere, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile (2016’da) yapılan sulhün tesirinin devam ettiği 2018 yılı seçimlerine nazaran daha karışık ve şiddetli bir kampanya döneminden geçilerek gelindi.
Kaç silahlı eylemin, kaç tehditin yapıldığına uzun uzun girmeye gerek yok seçimin en güçlü adayı eski solcu militan Gustavo Petro ve yardımcısı Afro-Kolombiyalı Francia Marquez’in kampanyalarını zırhlı kalkanlar ardında yaptıkları mitingle bitirdiklerini söylemek yeterli.
Petro ve diğer adaylar kim? 2012-2015 arası Bogota belediye reisliğini yürüten Petro 70’lerin sonundan 80’lerin ortasına kadar meşhur sol isyancı M-19’un bir militanıydı. Hapiste de yatan Petro örgütünün anlaşmayla silah bırakmasının ardından eğitimini tamamladı/politikaya girdi.
2006’da senatör olan Petro, 2010 ve 2018’deki devlet başkanlığı seçimlerine katıldı. 2018’de 2. turda mevcut DB Duque’ye kaybeden Petro’nun en önemli rakibi ise 2016-2019 arasında ülkenin ikinci güç ve kimlik merkezi Medellin’in belediye reisliğini yapan 48 yaşındaki sağcı Fico.
Her ne kadar daha özgün bir karakter olsa da Federico Gutierrez yani Fico da mevcut DB Duque gibi, ülkenin son 20 senesine ağır bir damga vuran eski DB Alvaro Uribe Velez’in dolayısıyla Kolombiya’nın mevcut düzeninin adayı.
Petro’nun ilk turda kazanamaması durumunda karşılaşması muhtemel diğer rakibi ise Medellin gibi ülkenin büyük ve önemli kentlerinden Bucaramanga’da 2016-2019 arası belediye reisliği yapan müteahhit iş adamı popülist siyasetçi Rodolfo Hernandez.
Son anketlerde çıkış yakalayan Hernandez’e dair bilinenler arasında “Yolsuzluk Karşıtı Yöneticiler Ligi”ne dahil olması da var. Petro’nun M-19’da “Aureliano” ismini kullanmış olmasından hareketle bu yolsuzluk işlerini de “Büyülü Gerçeklik”e bağlayıp anketlere geçelim :-))
Petro’ya
CNC %36, CELAG %45, INVAMER %41, YANHASS %40
Fico’ya
CNC %21, CELAG %20, INVAMER %27, YANHASS %21
Hernandez’e
CNC %19, CELAG %20, INVAMER %21, YANHASS %12
Fajardo’ya
CNC %4, CELAG %5, INVAMER %5, YANHASS %7 veriyor.
Bu arada en zayıf halka Fajardo’yu da yazalım; 2012’den 2015’e kadar Medellin’de yürüttüğü valilik görevi ve referandumda barış anlaşmasına verdiği destekle popülaritesini artıran Sergio Fajardo, 2018 seçimlerinde yaklaşık %24 oy alarak 3. olma başarısını göstermişti.
Merkezde olmayı hiçbir şey yapmamak/söylememek sanan Fajardo, 2. turda hiçbir adaya destek vermeyerek Duque’nin galibiyetine de yol açmıştı. Şimdi %5’lerde gezinmesi de o hareketle Musa’ya da İsa’ya da yaranamadığını gösteriyor.
Düşülmesi gereken son not ise, 13 Mart’taki yasama organı seçimlerinde Kolombiya’da uzun zaman sonra ilk kez yaşanan “hile” tartışmalarının ne olursa olsun bu seçimde de kaybeden tarafça yeniden açılma ihtimali. Üstelik şimdiden bir gözlemci tartışması bile var.
Ülke genelinde 300 bin güvenlik görevlisinin koruma ve taşıma rolü alacağı bu seçimde devletin etkisiz kaldığı kırsalda bazı bölgelerin seçmeninin silahlı grupların insafına terk edildiğine dair haber ver derlemeler de çıktı.
Bu seçimleri “gerçekten önemli” yapan ise tabii ki Kolombiya gibi sağ oğlu sağ bir ülkenin ilk kez sola geçme ihtimalinin neredeyse kesinleşmesi. Seçimlerin düşük bir ihtimalle ilk turda Petro tarafından alınması sadece Kolombiya’yı değil, bölgeyi de etkileyecektir.
Yalnızca Güney Amerika’nın Siyasi Haritasını önünüze aldığınızda bile Kolombiya’nın sol tarafından kazanılmasıyla, bu kara parçasının batısında Ekvador hariç tamamen sol bir blok oluşacak.
2 yıl önce Maduro’ya ömür biçildiği, Evo’nun devrildiği koca kara parçasında solda sadece Uruguay vardı. Bugün Uruguay sağa geçse de Arjantin, Bolivya, Peru, Şili ve Venezuela’nın yanına Kolombiya’nın gelişi (farklılıkları olsa da) en azından söylem entegrasyonu getirebilir.
Petro’nun ilk turda kazanamaması durumunda ise ülke siyasetini Fajardo’nun küçük tabanının büyük önem kazandığı ve 2. tura kadar çok ince işçiliklerin görülebileceği bir 3 hafta bekliyor.
Petro’nun 2. turu kaybetmesi ihtimaline dair konuşmak için erken fakat geçen yıl 80’den fazla kişinin hayatını kaybettiği kanlı genel grev, bu grevde ülkedeki sol siyasilerin büyük etkisi, sokakların ise örgütlü solcu gençlerce mobilize edildiği unutulmamalı.
Daha uzun ve daha detaylı yazmak isteyebileceğim bu yazıyı, sadece Türk basınınında Latin Amerika haberleri konusundaki kıtlık karşısında bir kayıt olması amacıyla, biraz da aceleyle “Twitter zinciri” formatında kaleme almak zorunda kaldım.
Yorum bırakın